Ons altının 4 bin doların altına yeniden inme olasılığı gündemdeki yerini hala koruyor. Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen’e göre, olası geri çekilmeler uzun vadeli yatırımcıları alım yapmaya yönlendirebilir. Yukarı yönlü bir hareketin hız kazanabilmesi için ise iki teknik eşik aşılmalıdır.
Hansen, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son faiz kararının ardından yön bulmaya çalışan ons altının, seansın ilk saatlerinde 4 bin 36 dolara kadar geriledikten sonra sınırlı bir toparlanma yaşadığını belirtti.

4 BİN DOLARIN ALTINDA ALICILAR HAREKETE GEÇEBİLİR
Hansen, ons altının tekrar 4 bin doların altına düşme ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak böyle bir düşüşün uzun vadeli yatırımcılar için alım fırsatı yaratabileceğini ifade etti.
Özellikle Çinli alıcıların, merkez bankalarının ve uzun vadeli yatırımcıların daha cazip fiyatlardan altın satın almak amacıyla piyasaya girebileceğini vurguladı. Hansen’e göre bu talep, fiyat düşüşünü sınırlamaya yardımcı olabilir. Ancak zorunlu pozisyon kapatmalarının yaşandığı dönemlerde fiyatların geçici olarak daha düşük seviyelere inmesini engelleyemeyebilir.
TOPARLANMA İÇİN İKİ ÖNEMLİ EŞİK
Ons altının 3 bin 970 dolar civarındaki kritik teknik destekten toparlandığını hatırlatan Hansen, kısa vadeli satış yapanlar ile uzun vadeli alıcılar arasında süren mücadelenin devam ettiğini ifade etti. Mevcut seviyelerde net bir yön oluşmadığını belirtirken, bir sonraki hareketi tahmin etmenin neredeyse yazı tura atmak kadar zor olduğunu söyledi.
Hansen, 4 bin 70 dolar seviyesinin kalıcı olarak aşılması ve ardından 4 bin 230 dolarlık direnç bölgesinin geçilmesinin toparlanmayı hızlandırabileceğini kaydetti.
Bu durumda, son haftalarda altın pozisyonlarını azaltan kaldıraçlı fonların yeniden alım yapma yoluna gidebileceğini dile getirdi. Kısa pozisyonların kapatılması ve momentum alımları da yükselişi destekleyebilir.
KISA VADELİ BASKIYA KARŞI UZUN VADELİ TALEP
Hansen, finansal piyasalarda kaldıraçlı pozisyonların azaltılması riskinin kısa vadede altın üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Bununla birlikte portföy çeşitlendirmesi ile mali ve jeopolitik risklerden korunma amaçlayan uzun vadeli talebin fiyatları desteklediğini belirtti.
Geçmiş yıllarda güçlü artışların görüldüğü yılın son dönemine yaklaşılmasına rağmen mevsimsel eğilimlerin benzer bir performansı garanti etmediğini vurguladı.
Fed’in para politikasında bekle-gör aşamasına girdiğini ifade eden Hansen, gelecekteki faiz adımlarının açıklanacak ekonomik verilere giderek daha fazla bağlı olacağını söyledi. Yüksek enerji fiyatlarının enflasyona etkisi, yapay zeka sektöründeki gelişmeler, hisse piyasalarında yeni satış dalgası ihtimali, tahvil getirileri ve doların seyri de Hansen’in altının yönü açısından takip ettiği temel unsurlar arasında yer aldı.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.